İlginizi Çekebilir
  1. Ana Sayfa
  2. YGS-İnkılap Tarihi Ders Notu

19- Büyük Taarruz

featured
+ - 0

BÜYÜK TAARRUZ (26 AĞUSTOS-9 EYLÜL 1922)

SAKARYA’DAN SONRAKİ GELİŞMELER

 İtalya ve Fransa’nın çekilmesinden sonra İngiltere yalnız kaldı.

 Yunan’ın aldığı yenilgiler de İngilizlerin durumunu sarstı.

 Dünya kamuoyunda bu savaşı İngilizler sürdürüyor gibi bir anlayışın doğmasına İngiltere razı olamazdı.

 İngiltere’nin içine düştüğü durumdan kurtulması gerekiyordu. Bunu da ancak barış yolu ile sağlıyabilirdi.

 Diğer ortakları ile beraber 22 Mart 1922’de bir ateşkes antlaşması teklifinde bulundu.

 

Paris Mükerratı denilen bu teklifte:

 İki ordu arasında savaş bitecek

 Her iki ordu belirlenen hatta çekilecek

 İki ordu arasında tampon bir bölge oluşturulacak

 İki ordu da takviye almayacak

 Bir komisyon her iki tarafın ordusunu denetleyecek

TBMM bunu kabul etmedi çünkü:

 Bu şartlar Yunan’ın menfaatine uygundu.

 İtilaf devletlerinin orduyu denetlemesi bağımsızlığa aykırı idi.

 TBMM Türkler barış istemiyor dedirtmemek için görüşmelere katılmıştır.

 Ayrıca TBMM’nin taarruz için zamana ihtiyacı vardı.

 İngiltere daha ateşkes şartları kabul görmeden sunulacak barışın şartlarını da getirdi.

Buna göre:

 İzmir ve Tekirdağ Türklere Edirne ve Kırklareli Yunan’a verilecek.

 Doğuda bir Ermenistan kurulacak.

 Anlaşmadan sonra İstanbul boşaltılacak.

 Sevr’deki mali ve ekonomik konular yumuşatılacak.

 Mecburi askerlik kalkacak.

* TBMM bunu asla kabul etmedi. Fakat barışçı bir politika izlediğini göstermek için o da bir barış taslağı hazırladı.

* Bu taslağın özü Misak-ı Milli idi.

* Bu görüşmelerin TBMM’ye en büyük faydası taarruz için zaman kazandırması oldu.

 

BÜYÜK TAARRUZ (26 AĞUSTOS-9 EYLÜL 1922)

 Sakarya’dan sonra Türk ordusu ileri harekâta geçmedi.

 Çünkü henüz ordu taarruz gücüne ulaşmamıştı.

 Dışarıda ve içeride bu konudaki görüş de Türkler asla taarruz edemezler şeklinde idi.

 Mecliste ise bazı gruplar niye taarruz edilmiyor şeklinde problem çıkarıyorlardı.

 Bu arada Mustafa Kemal′in başkomutanlık süresi dolmuşu ve bunu yenilemek istemiyordu.

 6 Şubat 1922’de Mustafa Kemal mecliste yaptığı bir konuşmadan sonra başkomutanlık üç ay daha uzatıldı.

 Daha sonrada süresiz bir şekilde uzatılacaktır.

 Mustafa Kemal 22 Haziran’da taarruz için son hazırlıkların yapılmasını istedi.

 Yunanlılar ise boş durmamış İtalyanların boşattığı yerler olan Kuşadası’nı ve Menderes kıyılarını işgal etmişlerdi.

 Saldırıyla ellerinde tutamayacakları bölgeyi savunma ile tutmaya karar verdiler ve öyle bir savunma hattı yaptılar ki askeri otoriteler buranını bir ordu tarafından ancak 6 ayda aşılabileceğini iddia ettiler.

 Bu hatta güvenerek 30 Temmuz’da ellerindeki topraklarda İyonya hükümeti kurduklarını ilan ettiler.

 TBMM bunu kabul etmedi ve protesto etti.

 Mustafa Kemal 17 Ağustos’ta Konya’ya oradan da Akşehir’e cepheye gitti.

 Mustafa Kemal′in gittiği anlaşılmasın diye Anadolu Ajansı kendisinin 21 Ağustos’ta Ankara’daki yabancı elçilere bir çay partisi vereceğini duyurdu.

 26 Ağustos’ta Fevzi Paşa’nın hazırladığı plan doğrultusunda Türk taarruzu baskın şeklinde başladı.

 Bizzat Mustafa Kemal bu savaşı idare etti.30 Ağustos’ta Başkomutanlık – Dumlupınar Meydan Muharebesi yapıldı.

 2 Eylülde ise Yunan ordusu dağıldı.6 ayda aşılamaz denilen savunma hattı 6 günde aşıldı.

 Bu olaydan sonra ordular ilk hedefiniz Akdeniz emri verildi.

 Bu arada Yunan hem kaçıyor hem de yakıp yıkıyordu.

 9 Eylül’de Türk ordusu İzmir’e girdi.9 -10 Eylül’de Bursa alındı.

 16 –18 Eylül’de Anadolu′da ne bir Yunan ne de işbirlikçisi kaldı.

Böylece:

 Milli mücadele başarıya ulaştı.

 Türkiye işgalden kurtuldu.

 Askeri mücadele dönemi sona erdi.

 Siyasi mücadele dönemi başladı.

 İtilaf devletleri ateşkes önerisinde bulundu.

 İçte milli birliği ve bütünlüğü sağladı.

 Türk ordusu İngilizlerle karşı karşıya geldi.

 

LONDRA KONFERANSI (23 ŞUBAT-12 MART 1921)

 Bu konferansın toplanmasındaki sebeplere bakıldığında

 Doğuda, güneyde ve batıda kazanılan zaferler

 Yunanistan’a zaman kazandırmak

 Sevr’i biraz yumuşatarak Türklere kabul ettirmek

 İtilaf devletlerine karşı işgal bölgelerinde çıkan ayaklanmalar

 Bu konferansa TBMM’nin çağrılma sebepleri ise TBMM’nin Rusya ile yakınlaşması TBMM’nin kabul etmediği bir çözümün yürümeyeceği Bu konferansa önce İstanbul hükümeti çağrılmış ve yanlarında TBMM’den de temsilci getirilmesi istenmiştir.

* TBMM buna tepki göstermiş ayrıca çağrılmadığında katılmayacağını açıklamıştır.

* Böyle olunca İtalya ve Fransa’nın da araya girmesi ile TBMM ayrıca çağrılmıştır.

* Çünkü öbür türlü TBMM tanınmıyordu. İki tarafın çağrılma sebeplerinden biri de ikilik çıkarmaktı.

* İstanbul hükümeti bu durumu halletmek için TBMM ile Bilecik’te görüştü ve birlikte hareket etme kararı alındı.

* TBMM bu konferanstan bir sonuç çıkmayacağını biliyordu buna rağmen katıldı.

Katılma sebepleri:

 Türk milletinin tek temsilcisi olduğunu göstermek

 İşgalin haksızlığını tüm dünyaya duyurmak

 Misak-ı Millîyi tüm dünyaya duyurmak

 Türkler barış istemiyor fikrini uyandırmamak

 TBMM’nin zamana ihtiyacı olması

Bu konferansta İtilaf devletleri şunları teklif etti:

 İzmir Türk toprağı sayılacak, Yunan askeri bulunacak, Yunanlı vali tarafından yönetilecek.

 Boğazlar komisyonunda Türkiye gözlemci üye olarak bulunabilecek.

 Doğu Trakya Yunan’a verilecek.

 Doğuda Ermenistan fikrinden vazgeçilecek.

Konuşma sırası Tevfik Paşa’ya gelince o söz hakkını bu milletin hakiki temsilcisi TBMM’dir deyip Bekir Sami Bey’e verdi.

Bekir Sami Bey barışın ancak Misak-ı Millînin kabulü ile mümkün olduğunu söyledi.

Sonuçta:

 İtilaf devletleri TBMM’yi resmen tanıdı.

 İtilaf devletleri arasındaki anlaşmazlıklar daha da artı ve belirginleşti.

 Yunan’a istenilen zaman kazanıldı bu TBMM’nin daha çok işine yaradı.

 Misak-ı Milli tüm dünyaya duyuruldu.

 Türkler barış istemiyor propagandası boşuna çıktı.

 Sevr Barış’ı tartışmaya açılmış oldu.

 Sonuç alınamaması II. İnönü’ye sebep oldu.

* İngilizlerle bir esir değişimi yapıldı ama meclis onaylamadı çünkü İngilizler esirlerinin hepsini istiyor Türk esirlerinden ise istediklerini bırakıyorlardı. Bu da eşitlik ilkesine aykırıydı.

 

* AFGANİSTAN’LA DOSTLUK ANTLAŞMASI İMZALANMASI (1 MART 1921)

 

* Afganlılar milli mücadeleye en başından destek olmuşlardır.

* TBMM ile ilk Dostluk Antlaşması’nı imzalamış ve Ankara’da ilk elçiliği açmışlardır.

* Afganistan TBMM’yi tanıyan ilk Müslüman devlettir.

 

MOSKOVA ANTLAŞMASI (16 MART 1921):

 1917’de Rusya savaştan çekilince yeni rejimin İtilaf devletleri ile arası açıldı ve onlara karşı siyaset izlemeye başladı.

 İngiltere’nin boğazlara yerleşmesi Rusya’yı tedirgin ediyordu. Rusya Anadolu′da İtilaf devletlerinin olması istemiyordu. O halde Rusya Anadolu′ya yardım etmeliydi.

 Fakat Anadolu′da iki otorite olduğu için kime yardım edeceğini bilmiyordu.

 TBMM I. İnönü Savaşı’nı kazanınca Rusya bu işi TBMM’nin götüreceğine kanaat getirdi ve anlaşmaya yanaştı.

TBMM ise:

 Doğu sınırını güvence altına almak istiyordu.

 Rusya gibi bir devletin siyasi ve ekonomik desteğini almak istiyordu.

 Karşılıklı elçilik heyetleri gidip geldikten sonra antlaşma imzalandı.

Buna göre:

 Osmanlı ile Çarlık Rusya’sı arasında imzalanan antlaşmalar geçersiz sayılacak.

 İki taraftan birinin tanımadığı bir antlaşmayı diğer taraf da tanımayacak.

 Kapitülasyonların kaldırılmasını Rusya tanıyacak.

 Rusya Misak-ı Millîyi tanıyacak.

 Boğazlar bütün devletlerin ticaret gemilerine açık olacak.

 Ekonomik ve mali antlaşmalar yapılacak.

 Doğu sınırı Batum’un Gürcistan’a terk edilmesi ile tanınacak.

Böylece:

 Büyük bir Avrupa devleti TBMM’yi tanımış oldu.

 Rusya Sevr’i tanımadı.

 Rusya’dan yardım alma ümidi doğdu.

 Doğu cephesi güvenlik altına alındı.

 Rusya Misak-ı Millîyi tanıdı.

 Misak-ı Millîden taviz verildi.

 Birlikler batı cephesine taşındı.

 Bu antlaşmalar TBMM için bir siyesi zaferdir. 

Yorum Yap