İlginizi Çekebilir
  1. Ana Sayfa
  2. YGS-İnkılap Tarihi Ders Notu

20- Mudanya Ve Lozon

featured
+ - 0

MUDANYA ATEŞKES ANTLAŞMASI (11 EKİM 1922)

 

Mudanya Ateşkes Antlaşması’nın Sebepleri:

 Büyük Taarruz ile Batı Anadolu işgalden kurtulmuştu.

 Boğazlar ve Trakya hala düşman işgalinde idi.

 Türk ordusunun bu bölgeleri kurtarmak amacıyla harekete geçmesi üzerine İngilizler Ankara Hükümeti’ne barış önerisinde bulundu.

 3 Ekim 1922’de Mudanya görüşmelerine başlandı.

 Görüşmeler Türkiye, İngiltere, İtalya ve Fransa arasında yapıldı, Yunanistan katılmadı.

Mudanya Ateşkes Antlaşması’nın Maddeleri:

 1. Türk – Yunan Savaşı sona erecek,

 2. Bu Antlaşma’nın yürürlüğe girmesinden sonra Yunan kuvvetleri Ege Deniz’inden Trakya ve Bulgaristan sınırının kesiştiği yere kadar olan Meriç Nehri’nin sol kıyısına çekilecek,

 3. Barış yapılıncaya kadar Karaağaç ve Meriç’in sağ kıyıları ile demiryolları müttefiklerce işgal edilecek,

 4. Doğu Trakya, antlaşmanın yürürlüğe girmesinden sonra 15 gün içerisinde Yunanlılar tarafından boşaltılacak,

 5. Bu boşaltmanın bitiminden 30 gün içinde Doğu Trakya Yunan memurları tarafından müttefik memurları aracılığıyla Türk memurlarına devir ve teslim edilecek.

 6. Barış yapılıncaya kadar Türkler Doğu Trakya’ya asker sokmayacak ancak 8.000 Jandarma bulundurabilecek.

 7. İstanbul ve Boğazlar Türkiye Büyük Millet Meclisi yönetimine bırakılacak, ancak Müttefik Kuvvetler barış antlaşmasının imzalanmasına kadar İstanbul’da kalacak,

 8. Antlaşma 14-15 Ekim gecesi yürürlüğe girecek.

Mudanya Ateşkes Antlaşması’nın Sonuçları:

 1. Mudanya Antlaşması ile Kurtuluş Savaşı’nın askeri cephesi kapandı, siyasi cephesi açıldı.

 2. İstanbul ve Boğazların TBMM’ye teslim edilmesi, Osmanlı Devleti’nin sona ereceğini ortaya koydu.

 3. Doğu Trakya ve İstanbul savaşsız ele geçirilmiş oldu.

 4. Mudanya Antlaşması sonunda Yunan yanlısı İngiliz Başbakanı Loyd George görevinden istifa etti.

LOZAN BARIŞ KONFERANSI 27 Ekim 1922

Konferansa Katılan Devletler:

 Türk ordusunun İstanbul ve Trakya’ya yönelmesi üzerine 27 Ekim 1922’de İtilaf Devletleri Lozan’da yapılacak barış görüşmelerine TBMM hükümetini de çağırdı.

 Konferansa; İngiltere, Fransa, İtalya, Japonya, Türkiye, Yunanistan, ABD, Romanya ve Yugoslavya, Rusya ve Bulgaristan katıldı.

 Türkiye’yi temsilen; İsmet Paşa başkanlığında, Rıza Nur ve Hasan Saka’dan oluşan Türk heyeti katıldı.

 TBMM’nin Türk Heyetinden İstekleri

 Taviz Verilmemesi Gereken Konular Nelerdi?

Konferansa giden Türk heyetinden, Avrupalı devletlere şu şartları kabul ettirmesi istendi:

 1. Misak-ı Milli sınırları içerisinde tam bağımsız bir Türk devletinin kurulması

 2. Sınırların Misak-ı Milli’ye uygun olması

 3. Azınlıkların ayrıcalıklı olmaması

 4. Devlet borçlarının ödenmesi şeklinin bağımsızlığa aykırı olmaması

 5. Kapitülasyonların kaldırılması

 6. Boğazların statüsü konusunun egemenlik haklarımızı gölgelemeyecek şekilde düzenlenmesi

 7. Savaş tazminatının yeni Türk Devleti’ne ödetilemeyeceği

 8. Doğu sorununun kapandığı.

Lozan görüşmeleri devam ederken aşağıdaki konularda çıkan anlaşmazlıklar görüşmelere 4 Şubat 1923’de ara verilmesine neden oldu.

 1. Lozan’da Yunanistan Karaağaç’ı vermek istememesi,

 2. Boğazlar konusunda ortak bir görüşün oluşmaması,

 3. İngilizler ’in Musul’u vermek istememesi

 4. Osmanlı Devleti’ne ait borçların bir kısmının Birinci Dünya Savaşı’ndan önce bizden ayrılan ülkelere bölüştürülmesi konusunun Avrupalı devletlerce kabul edilmemesi.

 5. Kapitülasyonların kaldırılması

23 Nisan 1923’te görüşmelere tekrar başlandı.

24 Temmuz 1923’te Lozan Barış Antlaşması imzalandı.

 

LOZAN BARIŞ ANTLAŞMASI’NIN MADDELERİ:

24 Temmuz 1923’de imzalanan ve 143 maddeden oluşan Lozan Antlaşması’nın ana konuları şunlardı

1. TÜRKİYE’NİN SINIRLARI MESELESİ

 Suriye Sınırı: Fransa ile TBMM arasında imzalanan 20 Ekim 1921 Ankara Antlaşması’ndaki hükümler aynen kabul edildi.

 Irak Sınırı: Musul sorununun çözümü daha sonra Türk-İngiliz görüşmeleri ile çözümlenmesine kara verildi.

 Yani Irak sınırı sorunu ve Musul konusu Lozan’da çözümlenemedi.

 Lozan Antlaşması’nın bitiminden itibaren bu konu için 9 ay içerisinde Türkiye ile İngiltere’nin görüşmeleri başlatmasına karar verildi.

 Batı Sınırı: Doğu Trakya bize geri verildi. Karaağaç ve yöresi de Yunanistan’dan alınacak savaş tazminatına karşılık olarak Türkiye’ye bırakıldı.

 İmroz ve Bozcaada Türkiye’ye bırakıldı. Diğer adalar Yunanistan’ın oldu. Anadolu’ya yakın olan adaların silahlandırılması yasaklandı.

 Oniki Ada’nın İtalya’ya verilmesi kabul edildi.

 

2. KAPİTÜLASYONLAR MESELESİ:

 Adli, mali, ekonomik ve yönetsel alanlarda yüzlerce yıl sürüp giden kapitülasyonlar tüm sonuçları ile toptan kaldırılmıştır.

 Türkiye’deki yabancı tiacri kurumlar da, kısa bir geçiş döneminden sonra Türk yasalarına uyacaktır.

 

3. AZINLIKLAR SORUNU:

 Bütün azınlıkların Türk uyruklu olduğu kabul edildi. Yani ülkede yaşayan herkesin Türkiye Devleti’nin halkı olduğu ilkesi benimsendi.

 Hiç kimseye ayrıcalık verilmedi ve eşitlik ilkesi benimsendi.

 Anadolu ve Doğu Trakya’daki Rumlar ile Yunanistan’daki Türklerin değiştirilmesi öngörüldü.

 Ancak bu nüfus değişiminin Batı Trakya Türkleri ve istanbul Rumlarını kapsamamasına karar verildi.

 Yani buralara yaşayan insanlar yerlerinde kalacaktı.

 

4. SAVAŞ TAZMİNATI MESELESİ:

 Lozan’da yabancılar Birinci Dünya Savaşı nedeniyle Türkiye’den savaş tazminatı istemişler ancak bu kabul edilmemiştir.

 Yunanistan ise Kurtuluş Savaşı’nda uluslararası kurallara uymadan tahribat yaptığı için savaş tazminatı ödemiştir.

 Ancak ekonomik durumları iyi olmadığı ve ödeyecek güçlerinin bulunmaması nedeniyle Karaağaç yöresini Türkiye’ye vermeyi kabul etti.

 

5. DEVLET BORÇLARI MESELESİ:

 Osmanlı Devleti ilk dış borcu 1854 yılında Sultan Abdülmecit zamanında aldı.

 Yüksek fazilerle alınan bu paralar gelir getirmeyen bir şekilde kullanıldı.

 Yani çeşmeler, saraylar vs. yapıldı. Daha sonra Sultan Abdülaziz zamanında da dış borçlanmaya devam edildi.

 II. Abdülhamit 1881 yılında devletin borçlarını ödeyemediğini Avrupalı devletlere duyurdu.

 Bunun üzerine aynı yıl, Osmanlı Devleti’nden alacağı olan ülkelerin temsilcilerinden oluşan bir Duyun-u Umumiye (Genel Borçlar Kuruluşu) kuruldu.

 Osmanlı Devleti’nin orman, maden, tuz yatakları ve bazı gelir kaynakları bu kuruluşun kontrolüne verildi.

 Bağımsızlığa aykırı olan bu kuruluşu Osmanlı Devleti, Birinci Dünya Savaşı sırasında tek taraflı olarak kaldırdı.

6. BOĞAZLARIN STATÜSÜ KONUSU:

 Boğazların hangi devletin egemenliği altında kalacağı konusunda ve statüsünün ne olacağı konusunda büyük tartışmalar çıktı.

 Rus temsilcisi dahi öldürüldü.

 Sonuçta şu kararlar benimsendi:

 a) Boğazlardan askeri olmayan gemiler ve uçaklar barış zamanında geçebilecek.

 b) Askeri gemiler ve uçaklar; barış zamanından Karadeniz’e doğru geçişte, Karadeniz’de sahili olan devletlerden en güçlü donanmaya sahip bulunanından daha fazla gemi ve uçak geçmeyecek.

 Bunun dışında savaş gemi ve uçaklarına geçiş serbest, savaş zamanında sınırlama getirilebilecek

 c) Boğazların yönetimi için başkanı Türk olan uluslararası bir kurul oluşturulacak

 d) Sovyet Rusya Lozan Antlaşması’nın sadece Boğazlarla ilgili bölümünü imzalamıştır.

 

7. İSTANBUL’UN BOŞALTILMASI KONUSU:

 Lozan Antlaşması Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından onaylandıktan altı hafta sonra işgal kuvvetleri İstanbul’dan gideceklerdi.

 Buna göre işgalciler 2 Ekim 1923’te İstanbul’dan ayrıldılar.

 

LOZAN’DA ÇÖZÜLEMEYEN KONULAR:

 Lozan Antlaşması’nın imzalanmasına rağmen Türkiye’yi yakından ilgilendiren bazı konularda hala pürüzler kalmıştı.

 Bu sorunlar şunlardı:

1. Musul Sorunu ve Türkiye-Irak Sınırı Sorunu:

 Lozan’dan hemen sonra 1924 yılında Türk ve İngiliz Temsilcileri İstanbul’da Musul konusunu görüşmeye başladı.

 Ancak İngiltere’nin burayı Türkiye’ye vermek istememesi üzerine görüşmeler kesildi.

 1925 yılı başlarında Türk ordusunun Musul’u bir askeri harekâtla almak istediği sırada İngilizlerin kışkırtması ile Şeyh Sait isyanı çıktı.

 Bunun üzerine Türkiye uluslararası gücün Musul’u bırakmayacağını anladı ve içerideki sorunlarla uğraşmak için buradan vazgeçti.

 1926 yılında Türkiye ile İngiltere arasında imzalanan Ankara Antlaşması ile Musul’dan vazgeçtik.

2. Hatay Meselesi:

 20 Ekim 1921 Ankara Antlaşması’na göre; İskenderun ve Hatay sınırlarımızın dışında kalıyordu.

 Ancak 1938’de önce Hatay Devleti kuruldu sonra da 1939’da Hatay meclisinin verdiği kararla Hatay ve İskenderun Türkiye’ye katıldı.

 Böylece Lozan’dan sonra Suriye-Türkiye sınırında bir değişme oldu.

 

LOZAN BARIŞ ANTLAŞMASI’NIN ÖNEMİ:

 Türk Devleti Avrupa Devletleri tarafından tanındı.

 Osmanlı’dan kalan sorunlar çözümlendi.

 Egemenliğimizi ve bağımsızlığımızı sınırlandıran pürüzler ortadan kaldırıldı.

 Sınırlarımız çizildi.

 Ermenilerin Anadolu üzerindeki istekleri sona erdi.

 Kapitülasyonlar kaldırıldı böylece tam bağımsızlık yolunda en önemli adım atıldı.

 Osmanlı Devleti’nin sona erdiği kabul edildi.

 Türk Devleti’nin diğer devletlerle eşitliği kabul edildi.

 Doğu sorunu tamamen kapandı.

 Halkçılık ilkesi benimsendi ve azınlık sorunu çözümlendi.

Yorum Yap