İlginizi Çekebilir
Logopit_1531735958652.jpg
  1. Ana Sayfa
  2. AYT

Şiir Bilgisi

featured
+ - 0

ŞİİRDE AHENK (ÖLÇÜLER)

Şiir

Manzum bir yapıtın şiir olabilmesi için estetik değerleri içermesi gerekir.Bu nedenle yan yana yazılabilecekken alt alta yazılan her yazı şiir sayılamaz.

Şiirde Ahengi Sağlayan Unsurlar

  • Ölçü (Vezin)
  • Redif
  • Kafiye (Uyak)
  • Asonans
  • Aliterasyon
  • Nakarat
  • Kelime ve Kelime Gruplarının Tekrarı
  • Ses Akışı
  1. Ölçü (Vezin)

Bir nazımı oluşturan dizelerin hece sayılarına ya da alt alta gelen hecelerin açık ya da kapalı oluşlarına göre düzenlenmesidir.

Ölçü Türleri

  1. Hece Ölçüsü

Dizelerdeki hece sayılarına göre düzenlenir.Sözlü edebiyat dönemi ile halk edebiyatında kullanılmıştır.

Edebiyatımızda, en çok 7’li, 8’li, 11’li hece kalıbı kullanılmıştır.

Dizeyi okurken durulan yere durak denir.11’li hece kalıbında duraklar,6+5 veya 4+4+3 şeklinde olabilir.
Örnek:

E-lâ göz-le-ri-ne kur-ban ol-du-ğum =11
Yü-zü-ne bak-ma-ğa do-ya-ma-dım ben =11
İb-ret i-çin gel-miş der-ler ci-hâ-na =11
Nok-ta-dır ben-le-rin sa-ya-ma-dım ben =11

Âşık Ömer

Çıktım yücesine, seyrân eyledim; (6+5=11)
Dost ile gezdiğim çöller perîşan.
Bir başıma olsam gam çekmezem,
Bir ben değil, cümle âlem perîşan.

Karacaoğlan

2. Aruz Ölçüsü

  • Dizelerin alt alta gelen hecelerinin açık ya da kapalı oluşuna göre düzenlenir. Divan edebiyatının ölçüsüdür.
  • Dizelerin son hecesi kısa da olsa uzun olarak değerlendirilir.
  • Aruzla yazılan ilk Türk eseri Yusuf Has Hacib’in yazdığı Kutadgu Bilig’dir.

a) Açık / Kısa Heceler :

Ünlü ile biten hecelerdir.
• Bu heceler aruz incelemesinde ( . ) ve ( v ) işaretleriyle gösterilir.
• Açık – kısa hecelerin ses değerleri “yarım” kabul edilir.

Örnek:
a-na-do-lu, a-şı-la-ma

b) Kapalı / Uzun Heceler:

Tam ses değeri taşıyan hecelerdir.

•Dize sonundaki bütün heceler uzun – kapalı ( – ) hece kabul edilir.

• Ünlü ile ve dilimize Arapça ve Farsça’dan geçmiş uzun ünlüler (â, î, û )‘le biten hecelerdir.
• Bu heceler aruz incelemesinde (-) işaretiyle gösterilir.
• Kapalı- uzun hecelerin ses değeri “tam“dır.

Örnek:
Ka-lem (Kaaçık hece, lemkapalı hece)

Aruz Terimleri

– Takti (Kesme-Durak): Dizelerin durak yerlerini belirtecek şekilde ayırmaya denir.

Örnek:

Nâlemi zem/zeme-i mür/g-i seherden / sorasın
Derd-mend ol/duğumı has/te ciğerden / sorasın (Fuzulî)

– İmale: Açık olan hecenin ünlüsünü uzun okuyarak kapalı hale getirmeye denir.

Örnek:

Eline aldı çevgânı zülf-i anber-efşânun
Melâhat tûpını kap ser-i zülf-i perîşânun (Emrî)

– Zihaf: Uzun bir heceyi kısa kısa okumaktır.

Örnek:
Bîşe-i gam şîriyüz deşt-i mahabbet beklerüz
Ya’ni âhû-çeşmler saydına fırsat beklerüz (Emrî)

– Vasl (Ulama): Ünsüzle biten bir sözcüğün ondan sonra gelen ve ünlüyle başlayan sözcüğün ilk harfine bağlamaktır.

Örnek:
Gitdün ammâ ki kodun hasret ile cânı bile
İstemem sensüz olan sohbet-i yârânı bile (Neşâtî)

– Med: Heceyi imaleden biraz daha uzun okumaya denir.

Örnek:

Yâr hâl-i dilümi zâr bilüpdür bilürem
Dil-i zârumda ne kim var bilüpdür bilürem (Fuzulî)

3. Serbest Ölçü
Hece ya da aruz gibi herhangi bir veznin dikkate alınmayarak yazıldığı şiirlerin ölçüsü bu şekilde adlandırılır. Günümüz Türk edebiyatında şiirler daha çok serbest ölçüyle yazılır.

Türk şiirinde Toplumcu Gerçekçiler, Garipçiler ve II. Yeniciler tarafından kullanıldı.

Örnek:

ANLATAMIYORUM

Ağlasam sesimi duyar mısınız,
Mısralarımda;
Dokunabilir misiniz,
Göz yaşlarıma, ellerinizle?

Bilmezdim şarkıların bu kadar güzel,
Kelimelerinse kifayetsiz olduğunu
Bu derde düşmeden önce.

Bir yer var, biliyorum;
Her şeyi söylemek mümkün;
Epeyce yaklaşmışım, duyuyorum;
Anlatamıyorum

Orhan Veli Kanık


ŞİİRDE AHENK ( UYAK VE ÇEŞİTLERİ)

REDİF

Yazılışı ve anlamı / görevi aynı ek veya sözcüklerin benzeşmesiyle oluşur.

Örnek:

Gökyüzünde tüten olsam
Yeryüzünde biten olsam

Şüheda gövdesi, bir baksana dağlar taşlar
O rükû olmasa, dünyada eğilmez başlar.
Uyarı!: Bütün şiirlerde redif kullanılmayabilir.
Sızlıyor bağrımız üstündeki dağ
Seni hatırlıyoruz Viranbağ!                 (Bu dizelerde redif kullanılmamıştır. –ağ sesleri tam uyaktır.)
Yahya Kemal
Uyakta, redifteki gibi görev ve anlam birliği aranmaz.

Yürü bre Dadaloğlu’m yürü git
Dertli dertli Çukurova yolun tut
Bunda suçum varsa Hakk’a tövbe e
De ki gayrı bizim iller iniler

Bu dörtlükte dize sonlarındaki “t“ler uyaktır. Aralarında yalnızca ses benzerliği vardır. Görev ve anlam ortaklığı yoktur. Redif kullanılmamıştır.

UYAK (KAFİYE)

Uyakların belli sıraya göre düzenlenmesi, uyak düzeninin de aşağıdaki türlere ayrılmasını göstermiştir.

a) Yarım Kafiye (İslamiyet Öncesinde)
Tek ses benzerliğine dayanan kafiyedir.

Örnek:
Ben çektiğim kimler çeker
Gözlerim kanlı yaş döker
Bulanık bulanık akar
Dağlarım seliyim şimdi

Kul Mustafa

 

b) Tam Kafiye (Halk Edebiyatında)

İki ses benzerliğine dayanan kafiye türüdür.

Örnek:
Sen miydin o afet ki dedim, bezm-i ezelde
Bir kanlı gül ağzında ve mey kasesi elde,
Bir sofrada içtik, ikimiz aynı emelde,
Karşımda uyanmış gibi bir baktı sarardı.

Yahya Kemal Bayatlı

 

c) Zengin Kafiye (Divan Edebiyatında)

En az üç ses benzerliği olan uyak türlerine zengin uyak denir.

Örnek:

Eteklerinde güneş rengi bir yığın yaprak,

Ve bir zaman bakacaksın semâya ağlayarak

Ahmet Haşim

 Diğer Uyaklar

  1. Tunç Uyak

Uyağı oluşturan sözcüklerden birinin diğer sözcüğün içinde tam olarak yer almasıyla oluşan uyaktır.

Örnek:

Çınla ey coşkun deniz kayalıklarda çınla

Sar bütün kumsalları o dolaşık saçınla.

Yahya Kemal Beyatlı

2. Cinaslı Uyak

Dize sonlarındaki söylenişleri aynı fakat anlamları farklı sözlerin oluşturduğu uyak türüne cinaslı uyak denir.

Örnek:

Niçin kondun a bülbül
Kapımdaki asmaya
Ben yarimden ayrılmam
Götürseler asmaya

Ek Bilgi: Mısra Başlarındaki kafiyeye ön kafiye, mısra ortalarındaki kafiyeye iç kafiye denir. Bu tür kafiyeler daha çok divan edebiyatında kullanılmıştır.

Kafiye Örgüsü

1. Düz Kafiye:   “a a a b”   “bbbc”   “cc”   “a a b b”   olmalı.

Örnek:

El âriftir yoklar senin bendini a
Dağıtırlar duzağını fendini     a
Alçaklarda otur gözet kendini  a
Katı yükseklerden uçucu olma b

Karacaoğlan

2.  Çapraz Kafiye: “a b a b”   “cdcd” olmalı.

Örnek:

Kara gözlüm, efkârlanma gül gayrı,     -a
İbibikler öter ötmez ordayım…             -b
Mektubunda diyorsun ki “Gel gayrı!”    -a
Sütler kaymak tutar tutmaz ordayım… -b

Bekir Sıtkı Erdoğan

 

3. Sarma Kafiye: “a b b a” “cddc” olmalı.

Örnek:

Her şey yerli yerinde; havuz başında servi  -a
Bir dolap gıcırdıyor uzaklarda durmadan,    -b
Eşya aksetmiş gibi tılsımlı bir uykudan         -b
Sarmaşıklar ve böcek sesleri sarmış evi.      -a

4. Mani Tipi Kafiye: a a x a

Örnek:

Bahar gördüm yaz gördüm      a
Güzel gördüm naz gördüm      a
Her tarafı dolaştım                   –x
Senin gibi az gördüm               a

5. Örüşük Kafiye: aba bcb cdc

Örnek:

Mavi bir gölge uçtu pencereden  -a
Baktım: âvâre bir küçük kelebek  -b
Yarama geldi kim bilir nereden?   -a

Belli yorgundu; bir veremli çiçek  -b
Gibi serpildi lambanın yanına;      -c
Bir duman uçtu, gitti titreyerek…   -b

Ali Canip Yöntem

Ses Tekrarları

Aliterasyon: Dizelerde aynı sessiz harflerin tekrarlanmasıyla  oluşan ahenktir.

Örnek:

Hayâta siz benim gözümle bir bakın, gülersiniz;
“Müessiriz” mi zannedersiniz, hayır esersiniz!

(“s” ve “z” ünsüzleri sık sık kullanılmış böylece aliterasyon yapılmıştır.)

Asonans: Şiirde aynı sesli harflerin  tekrarlanmasıyla oluşan ahenktir.

Örnek:

“Eylülde melül oldu gönül soldu da lâle
Bir kâküle meyletti gönül geldi bu hâle”

(“i” sesi tekrarlanmış)

Tekrir (Yineleme): Sözün etkisi güçlendirmek için sözcük ya da söz grubunu yineleme sanatıdır.

Örnek:

Kaldırımlar ızdırap çekenlerin annesi,
Kaldırımlar içimde yaşamış bir insandır,
Kaldırımlar duyulur ses kesilince sesi,
Kaldırımlar içimde uzayan bir lisandır.

 

Yorum Yap