1. Ana Sayfa
  2. YGS-LYS Tarih Ders Notu

10- İlk Türk İslam Devletlerinde Kültür ve Medeniyet

10- İlk Türk İslam Devletlerinde Kültür ve Medeniyet
0

 

İslamiyet’ten önce Türkler yüksek bir kültüre sahipti.İslamiyet’in kabulü ile İslam kültürünün de karışması ile Türk İslam kültürü doğdu.Devlet yönetimi, ordu, sanat, sosyal hayattaki değişiklikler duruma göre oldu.Özel hukuk, dil, yazı gibi alanlarda Arap Fars kültürünün etkisinde kalındı.Özellikle Abbasi ve Samanoğullarından etkilenerek devlet teşkilatlanmasına gidildi.


DEVLET YÖNETİMİ
Tulunoğulları ve İhşitlerde devlet teşkilatı hemen hemen Abbasilerle aynı idi.Tulunoğullarında vezirlik makamı yoktu bunun yerine naiplik makamı vardı.İhşitlerde ise vezirlik makamı vardı.Bu iki devlette de saray ile sultanın arasındaki irtibatı Hacipler sağlardı.Karahanlılarda devletin başındakilere Arslan Buğra Kadir Han İliğ sıfatları verilirdi.Bu devlette ve diğer Türk devletlerinde Kut anlayışı devam etmiştir.Kut inanışına göre ülke hanedanın ortak malı sayılırdı.Bu da taht kavgalarını ve ülkenin bölünmesini gündeme getirirdi.Bu inanış Moğollara da geçmiştir.Hunlardan başlamak üzere Osmanlı’ya kadar bütün Türk devletlerinde hanedan mensupları ülke içerisinde yönetici olarak görevlendirilmişlerdir.Bu durum bu kişilerin devlet yönetiminde tecrübe kazanmalarına sağlamıştır.Karahanlılar ikili hanlık sistemini uygulamışlardır.Büyük han doğuda oturur orayı idare Düzenleederdi.Batıda oturan ise doğuya bağlı olarak burayı idare ederdi.Bu ikili sistem fetihlerin yapılmasını kolaylaştırırdı.Karahanlılarda saraya Kapu-Karşı denilirdi.Bazen de saraya ve başkente Ordu denilmiştir.Hakanla saray arasındaki irtibatı Tayangu denilen ulu Hacipler sağlardı.Karahanlılarda hatunlar da devlet yönetiminde etkili idiler. Merkez ve taşra teşkilatlarında hükümet işlerinin başında Yuğruş denilen vezirler vardı.Vezir divanın başı idi bu divana divan-ı saltanat denirdi.Ayrıca istifa-mali, arız-askeri, tuğra inşa-iç dış yazışmalar, işraf –idari mali adli işleri denetleyen divanlar vardı.Yargı işlerine Yarganlar bakarken İslam’la birlikte Kadılar bunların yerine geçti.Şehir ve kasabaları İmga -Selçuklularda Amil,vali – yönetirdi.Eyaletlerin başında ise Tigin-Şehzadeler bulunurdu.Şehirlerde belediye işlerine Muhtesipler bakarlardı.Gaznelilerde sultan mutlak hakimdir.Yasama yürütme yargının başı sultandır.Saray teşkilatı diğer Türk devletleri ile aynıdır.Gaznelilerde farklı olarak sultanın mali işlerini bakan divan-ı vekalet adlı bir divan vardı.Selçuklularda da devlet yapısı aynı idi.Kut anlayışı devam etmekte olup devlet meseleleri kurultayda görüşülürdü.Hükümdardan sonra vezirler gelirdi.Melikler ise atabeylerle beraber eyaletlerin başlarına gönderilirdi.Selçuklular Gazneli Abbasi Karahanlı Samanoğullarndan etkilenmiş Harzemşahları etkilemişlerdir.Selçuklularda eyaletleri valiler yönetirdi.Ayrıca sahibüs şurta (emniyet müdürü) reis kadı gibi görevlilerde bulunurdu.Bu devletlerimizin tamamında şeri ve örfi hukuk kullanılmıştır.Mahkeme kararları da bu iki hukuka göre verilirdi.Şeri mahkemelerde kadılar, örfi mahkemelerde emirül dad (adalet bakanı ) görev yapardı.Askeri yargılara kadı askerler bakardı.Ağır suçların temyizine sultanın başkanlığındaki mahkeme bakardı.Sultanların sultan olabilmesi için bazı alametleri olması lazımdı. 

Bunlar

-Adına para bastırma
-Hutbe okutma
-Unvan ve lakaplar
-Hilat(şeref elbisesi)
-Çetr (şemsiye tuğ sancak)
-Kapısında növbet (bando) vurulması gibi
Anadolu Selçuklularında has ve dirlik arazilerin kaydını tutan Pervanecilik adlı bir makam vardı.Türk İslam devletlerinde devlet yönetim tablosu şu şekilde idi. 

ORDU
Karahanlıların ordusuna bakıldığında orduyu Su adlı komutanlar idare ederdi ordu:
♦Saray muhafızları
♦Hassa-kapıkulu ordusu
♦Şehzade ve valilerin ordusu
♦Bağlı Türk boylarının askerleri.
Gazneliler
♦Gülamlar (savaş esirlerinden oluşan askerler)
♦Hassa ordusu (Türk boylarından toplanan askerler)
♦Eyalet askerleri
♦Ücretli askerler
♦Gönüllüler
Ordunun dizilişinde onlu sistem hakimdi.Kullanılan silahlar o çağa uygun silahlardı.Memlüklülerde Kıpçak ve Çerkez köleler orduda kullanılırdı.Selçuklular orduda ikta sistemini kullanırlardı.Anadolu Selçuklularında donanma askerleri de mevcuttu.Denize kıyısı olan devletlerde donanma askerleriDüzenle  bulunmakta idi.Selçuklularda ve Anadolu Selçuklularında askeri sistem şu şekilde idi.Türkler İslam dininin vecibelerini yerine getirmekle kalmamış onu yaymaya da çalışmışlardır.Cihat denilen bu olayın bin yıl bayraktarlığını yapmışlardır.İslam’ın yayılmasını sadece fetihle değil ilmi çalışmalarla ilim merkezleriyle de gayret göstermişlerdir.Afganistan Pakistan gibi yerlere İslam’ı götürmüşlerdir.Türk İslam devletlerinde genelde Sünni akaid mezhep olarak ta Hanefi ön plana çıkmıştır. Tasavvufta ise İmam-ı Gazeli etkili olmuştur.Tarikat olarak Kadiri, Kubrevilik, Ekberilik, Yesevilik yaygındı. 

SOSYAL VE İKTİSADİ HAYAT
Ota Asya’daki Türk devletlerinde olduğu gibi Türk İslam devletlerinde de sınıf yoktu.Yöneticiler halkın yaşantısına doğrudan müdahale etmezlerdi.Sadece halka örnek olmaya çalışırlardı.Devlet memurlukları genelde ırsi idi.Toplumdaki zenginler din adamları toplum üzerinde nüfuz sahibiydiler.Şehirlerde yöneticiler, esnaf, tüccar ve zanaatkârlar vb. yaşardı.Esnaf ve zanaatkârlar her bölüm kendi arasında loncalar oluşturmuştu.Bunların şehir yaşantısında ve ekonominin gidişatında önemli rolleri vardı.İktisadi hayatın düzenlenmesinde büyük rol oynamışlardır.Ayrıca loncalar mesleki eğitimde vermişlerdir.Köylerde ise tarım ve hayvancılıkla uğraşanlar yaşardı.Ayrıca göçebe yaşayanlar da vardı ve hayvancılık yaparlardı.Ev, bahçe, ağıl gibi yerler özel mülkiyetti.Bunun dışında ülke arazisinin tamamı sultana aitti.Arazinin tamamı işlenmek üzere köylüye dağıtılırdı.Bu toprak işlediği müddetçe köylüye aittir ve miras bırakabiliri.
♦Has arazi geliri doğrudan hazineye giden
♦Haraci arazi gayrimüslimlerde olup geliri hazineye giden arazi
♦Vakıf arazi geliri sosyal tesislere ayrılan
♦İkta arazi geliri ordu mensuplarına ayrılan
İkta sahibi bu geliri toplar belli oranda asker beslerdi.Bu sistemde usulsüzlük yapanların, ekip biçmeyenlerin ellerinden topraklar alınırdı.İlk Türk İslam devletleri konumlarından dolayı ticarette gelişmişti.İpek ve Baharat yollarını kontrol altına almaya çalışmışlardır.Karahanlılar kervansarayların (ribat) ilk örneklerini vermişlerdir.Büyük Selçuklu bilhassa Anadolu Selçuklu ticarete çok önem vermiştir. 






Bu devletler ticareti canlandırmak için
♦Kervansaraylar yaptırılmış buralarda üç gün yeme içme ücretsiz verilmiş
♦Sınırdan geçen kervanlardan düşük gümrük alınmış
♦Yolların emniyeti sağlanmış
♦Kervanlar saldırıya uğrarsa mallarının bedeli ödenirmiş
♦Bazı ticaretçi devletlere imtiyazlar verilmiş
Bu devletlerimizde dokumacılık, dericilik, çinicilik, bakırcılık, demircilik vb. sanayi de gelişmişti. 


DİL EDEBİYAT
Türk İslam devletlerinde yazılı edebiyat ön plandadır.Sözlü edebiyat da devam etmiş ve örneklerine bakıldığında
♦Satuk Buğra Han Destanı
♦Cengizname
♦Danişment Gazi Destanı
♦Battal Gazi Destanı
Yazılı edebiyatın ilk örnekleri ise
♦Kaşkarlı Mahmud’un Divan-ı Lugat-ı Türk
♦Edip Ahmet Yükneki’nin Atabetül Hakayık
♦Yusuf Has Hacib’in Kutadgu Bilig
♦Hoca Ahmet Yesevi’nin Divanı Hikmet adlı eserleri
Karahanlılar Türk İslam medeniyetini başlatmaları dolayısıyla Türk İslam edebiyatını da başlatan devlettir.Gaznelilerin de bunda payı vardı.Karahanlıların resmi dilleri Türkçedir ve Uygur alfabesini kullanmışlardı.Gaznelilerde ise resmi dil Arapça, edebiyat dilleri Farsça, sarayda orduda Türkçe konuşulmuştur.Selçuklularda Gazneliler gibi idi.Anadolu beyliklerinden Karamanoğullarının resmi dili Türkçe idi.Ayrıca Memlük devleti de resmi dil olarak Türkçe kullanmıştır ve Türkçeyi Mısır’da yaymak için gayret sarf etmiştir.Anadolu Selçukluları döneminde edebiyatımızda halk, tasavvuf ve divan edebiyatı gibi üç bölüm vardı.

 



BİLİM SANAT EĞİTİM
Bu devletlerimizde İslami ve müspet olmak üzere ilim iki kolda gelişmiştir.Türk İslam devletlerinde müspet ilimler Farabi ile başlar.İhsan-ül Ulüm (ilimlerin tasnifi) adlı kitabı ile ilimleri ilk defa Farabi tasnif etmiştir.Kendisi ayrıca matematik, fizik, astronomi, mantık, psikoloji, siyaset vb. dallarda 160’a yakın eser vermiştir.İhsan-ül Ulüm Latinciye çevrilmiş ve Avrupa’daki benzerlerine örnek olmuştur.İbni Sina tıp, mantık, fizik, tabiat, ilimleri din felsefesi dallarında 220 eser vermiştir.Her iki âlimin eserlerinden bazıları batı medeniyetinde büyük tesirler uyandırmış,17. yy’la kadar ders kitabı olarak okutulmuştur.Abdullah El Barani trigonometrinin kurucusu olarak nitelendirilir.İbn-i Türk El Celi matematikte doğunun temsilcisi sayılır.Yine matematik ve geometride El Buruni, dilde İsmail Cevheri’yi unutmamak gerekir.Ömer Hayyam, Ebul Muzaffer İsfizari, İbni Necibul Vasıti gibi alimler Melikşah’ın emriyle Tarihi Meliki Takvimi Melikşah veya Takvimi Celali dediğimiz takvimi yapmışlardır.Harzemşahlar zamanındaki Zamahşeri  ve edebiyat tarihçisi İbnül Esir’i de saymak lazımdır. 


 


EĞİTİM


Daha önceki dağınık haldeki eğitimi batı Karahanlı sultanı Tamgaç Buğra Han toparlayıp bir programa bağlamıştır.Bu devletlerimizde eğitimin geliri tamamen vakıf sistemine bağlıdır.Karahanlılar Semerkant’a kurdukları medreselerde hem yatılı hem de burslu öğrenciler okutmuşlar ve bunu ilk başlatan devlet olmuşlardır.Bu medreselere sultan dahi karışamaz ve bir nevi özerk hareket ederlerdi.Selçuklular da aynı sistemi devam ettirmişlerdir.Bu devlet her ile bir medrese yaptırmıştır.Nizam–ül Mülk’ün yaptırdığı Nizamiye medreseleri ise dünyanın ilk teşkilatlı üniversiteleri sayılır.Bu medreselerde dini ilimler dışında diğer ilimler de okutulurdu.Karahanlıların başlattığı Bimaristan’ı (darüşşifa) Selçuklular da devam ettirmiştir.Bunlar sadece hasta tedavi eden yerler değil doktor yetiştiren kurumlar da olmuştur.Bu hastanelerde müzik kullanarak tedavi yöntemleri de uygulanmıştır.



 





SANAT

Devletlerimizde sanatın gelişmesinde
♦Bölgenin yerli kültürü
♦O coğrafyanın iklim şartları
♦Türk’ün kendi kültürü etkili olmuştur.
Cami, saray, han, kervansaray, kümbet vs. bir sürü eser yapılmış ve birçoğu günümüze kadar gelmiştir.Kuyumculuk, bakırcılık, halıcılık gibi ince sanatlar da ilerlemeler olmuştur.Yazı sanatı, oymacılık, kakmacılık vs. dalları da unutmamak lazımdır.Resim ve heykel haram sayıldığından sınırlı ilerlemeler yaşanmıştır.  

İlginizi Çekebilir

Yazar Hakkında

Global Education

Yorum Yap